ALTERNATİVE CAMP BİRİNCİ GRUBUNU UĞURLADI !

Bu kampa Serpil Hocam sayesinde katıldım. Başlangıçta sadece halk oyunu öğreticisi olarak günübirlik katılacağımı sanıyordum. Ama işin içine girince böyle olmadığını anladım. Açıkçası bu beni daha mutlu etti. Çünkü günübirlik birkaç saat katılacağım zaman kampla alakam olmayacağı kanısındaydım ki bu benim için kamp olamazdı sadece birkaç saatlik bir iş veya eğitim olurdu.
 Kampımızı bir hafta içinde tüm gönüllü arkadaşlar Jandarma ve Fatsa Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitimi Merkezi Müdürü ve gönüllü birkaç öğretmeni ile kurduk ve misafirlerimizin yaşayabileceği temiz rahat bir hale getirdik. İlk misafirlerimiz 2 Temmuz da geldi. O gün misafirlerimizi karşıladık tanıştık ki birden yağmur başladı. Biz gönüllüler misafirlerimizi hemen çadırlarına yerleştirdik…

İlk gün bizim için oldukça zor geçti ama bir o kadar da eğlenceli… İkinci gün bizim için çok daha kolaydı artık misafirlerimizi tanımıştık her anlamıyla en ufak bir ifade değişikliğinde bile ne yapmak istediğini anlıyorduk. Üçüncü gün ise önceki günlerde olduğu gibi sabah sporu, kahvaltı, grup aktiviteleri, öğle yemeği, grup oyunu (eğitsel aktivite), yüzme, proje çalışması, akşam yemeği, çizgi film, disko, halk oyunu ve şarkı söyleyerek günü bitirdik. Dördüncü gün kahvaltıdan sonra Ordu Boztepe’ye çıktık. Ordu’nun o muhteşem güzelliği mavi ile yeşilin birleştiği yer ayaklarımızın altındaydı. O muhteşem manzara… Manzaraya doyamadan biraz daha yükselerek çamların gölgesinde öğle yemeği yedik. Bir yandan karnımızı bir yandan da gözümü Ordu manzarası ile doyurmaya çalıştık. Karnımız doydu ama gözümüz… Yemekten sonra Yason Burnu ve Yason Kilisesine gittik burada ise muhteşem bir mimari ve mavinin yeşili nasıl sardığına şahitlik ettik. Buradan da Demirci Köyü küçük şelalesine gittik. Burada doğanın nasıl ayakta sapasağlam durduğunu hayranla izledik. Son olarak Meşebükü Tarihi Asma Köprü’ye gittik.

Mavinin yeşilin arasından akıp gidişi suyun şırıltısı ile kuşların cıvıltısı insana huzur veriyordu. Bir saat kadar konakladık ve Dolunay Çamlıktaki kampımıza geri döndük. Bir saat serbest zaman ardından da yoga yaptık ve akşam yemeği yedik. Artık disko zamanı misafirlerimiz sırayla istedikleri şarkıyı seslendirdi, istedikleri müziklerle dans ettik, eğlendik sonunda yorgun düştük ve günün finalinde uyuduk. Beşinci gün nasıl geçti hiç kimse anlamadı çok eğlenceli eğitsel ve yine başarmıştık bir gün daha kurtarmayı bir günü daha engelsiz yaşamayı… Altıncı günde ise sabah ki aşırı yağmurdan dolayı misafirlerimizi iki gün önce uğurlamak zorunda kaldık. Herkeste bir burukluk bir telaş vardı… Bir yandan yağmurdan korunmak bir yandan da misafirlerimize mahcup düşmemek için çabalıyorduk. Ve artık ayrılık vakti gelip çattı. Ayrılıyorduk artık koskoca bir hafta dile kolay…

Biz Alternative Camp Gönüllüleri; onları çok sevdik ve birbirimize kanamadık belki ama bir haftaya sığdırmaya çalıştık birçok şeyi, bu konuda da başarılı olduk. Şimdi yeni grup için hazırlıklarımızı bitirdik heyecan ve merakla onları bekliyoruz…

Ben Fatsalı olarak bu kampın ilçemizde bulunmasından çok mutluyum… Bunun için bize bu imkanı sağlayan başta Sayın Belediye Başkanımız Hüseyin ANLAYAN’ a, Sayın Belediye Başkan Yardımcılarımıza, kampımıza emeği geçen Fatsa Belediyesi çalışanlarına, Alternative Camp’a, bu kampı Fatsa’ya davet eden Fatsa Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitimi Merkezi Müdürü Serpil AKÇA’ ya, kamp liderimiz Nehir KUYURTAR’ a, kamptaki Gönüllü arkadaşlara ve son olarak tüm sponsorlarımıza içtenlikle teşekkür eder ve biz engelleri aşarken kayıtsız kalmamalarından dolayı kutlarım… Saygı ve Sevgilerimle...

Yavuz Sultan Selim ARIK
Fatsa Atatürk Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi Mezunu
 
Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan Bizimleydi !
Kampımızın hazırlık aşamasında her türlü ihtiyacımızda bize yardımcı olan, destek veren Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, kampımızı ziyaret ederek çocuklarımızla teker teker tanıştı ve hep birlikte kahvaltı ettik.
Alternative Camp’ın Fatsa’da hayata geçirilmesinde bize tam destek vererek, kamp sponsorumuz olan Fatsa Belediyesi’ne ve Sayın Belediye Başkanımıza sonsuz teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Kampın Sağlığı Emin Ellerde !

Fatsa Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından kampımızda 2 ay boyunca görevlendirilen sağlık memuru Hüseyin Keskin, çocuklarımızın sağlık problemleri konusunda bizlere yardımcı olurken aynı zamanda katılımcılarımıza ve gönüllülerimize ilkyardım eğitimi vererek acil durumlara hazırlıklı olmamıza yardımcı oluyor. Hüseyin Bey tam bir gönüllü gibi çalışarak sağlık ile ilgili konular dışında, kampın işleyişiyle ilgili konularda da her fırsatta bizlere destek olmaya devam ediyor.
 
 
ALTERNATIVE CAMP!
Bu kampa gelmeden önce engelli kimseyi tanımıyordum ve onlara tamamen yabancı idim. İlk gelecek grubun zihinsel engelliler olduğunu öğrenince oldukça endişelenmiştim. İşimizin zor olacağını anlamıştım..öylede oldu aslında. Bizim sorumluluğumuzdaki çocuğun her şeyi ile ilgilenmemiz gerekiyordu..Her çocuğun ayrı bir dünyası vardı ve biz o dünyayı keşfettikçe yorgunluğumuzu unutuyorduk..
İlk toplantımızda Nehir ablanın söylediği bir söz vardı “biz onlar için buradayız, onlarda bizim için” bu sözün anlamını daha iyi anladım..Şimdi engelli insanlara bakışım deyişti ve burada çok güzel dostluklar kurdum.Hayatım boyunca unutamayacağım ve hep gülümseyerek hatırlayacağım bir hafta geçirdim.Teşekkürler Alternative Camp…

Irmak ERBAYDAR
Lise Öğrencisi
 
SADECE BİR KAÇI!

- Eskiden fırça vardı…(Parmak boyası yaparken)
- Dans Hocası benimle evlenir mi?
- Tekün örtmen geldü mü?
- Ne zaman gelür?
- Bu ayranı içim belki gelür, bu üzümü yiyim az sonra gelür?
- Efe örtmenim Tekün örtmen geldü mü?

- Hişt hişt hocam yarından sonra yolcuyuk demü?
- Doktor karneleri napiya?
- Hişt hişt Yavuz örtmenim İsa baaa vuriyaaa…
- Hişt hişt Nehir örtmenim İsa baaa vuriyaaaa…

 

ENGELLİ HAKLARI
Eğitim
Sağlık
Mesleki Rehabilitasyon ve İstihdam
Sosyal Yardımlar
Fiziksel Çevre
Örgütlenme
Spor
Eğitim

Özel eğitime ve korunmaya ihtiyaç duyan çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.

Zorunlu ilköğrenim çağında bulundukları halde, zihnen, bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan özürlü olan çocukların özel eğitim ve öğretim görmeleri sağlanır.

Özel eğitim gerektiren bireylerin Türk Milli Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda genel ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmeleri sağlanır.

Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkanı sağlanır.Okullarda kaynaştırma eğitimine ağırlık verilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, özel eğitime muhtaç kişilere iş hayatında geçerliliği olan görevlere hazırlayıcı özel meslek kursları düzenler. Kursların düzenlenmesinde ve uygulanmasında bu kişilerin ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri dikkate alınır.

Kurslara katılanlar kursa devam ettikleri sürece Kanunun çırak ve öğrencilere verdiği haklardan yararlanırlar.

Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitsel tanılaması “Özel Eğitim Değerlendirme Kurulları”nda yapılmaktadır. Özürlü çocuğu olan aileler buralara başvurarak çocukları hakkında danışmanlık hizmeti alabilirler. Türkiye'de özürlülere eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerini Milli Eğitim Bakanlığı vermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazı hastaneler bünyesinde “hastane ilköğretim okulları” bulunmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı kendi çıkardığı mevzuatlara dayanarak özel eğitim veren özel statüdeki kuruluşlar için açılış izni veren ve denetimini yapan kurumdur. Bu kurum özel, tüzel ve kamu tüzel kişilerince açılıp işletilmektedir.

Özürlü çocuğun resmi veya özel eğitim merkezlerinde aldıkları gelişim ve eğitime ilişkin giderlerin bir kısmı çalışılan kurum, emekli sandığı ve sosyal sigortalar kurumu tarafından karşılanmaktadır. Emekli sandığına ve sosyal sigortalar kurumuna bağlı kişilerin çocuklarının özel eğitimleri için her yıl Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen oranda yardım yapılmaktadır.



Az gören üniversite öğrencileri fakülte/yüksekokul/bölüm amirliklerine yazılı olarak başvurarak sınav sorularını büyük puntolu harflerle yazılmış olarak sağlayabilirler .Braille yazılmış ortaöğretim ders kitapları görme engelliler akşam sanat ve basım evi matbaasında basılıp ihtiyaç sahiplerine talep halinde ulaştırılmaktadır. Görme özürlü öğrencilere destek amacıyla ders kasetleri rehberlik araştırma merkezleri aracılıyla ulaştırılmaktadır.

Görme engellilere okul öncesi dönemde gündüzlü, ilköğretim düzeyinde yatılı ve gündüzlü olarak eğitim verilmektedir. İlköğretim okulunu bitiren görme özürlü öğrenciler öğrenimlerine normal okullarda kaynaştırma yoluyla devam etmektedirler. İşitme engelli öğrenciler Meslek Liselerine sınavsız yerleşebilmektedirler. İşitme engellilere okul öncesi, İlköğretim ve Ortaöğretim düzeyinde gündüzlü ve yatılı olarak eğitim hizmeti verilmektedir.
 

 
BURADA OLMAK!
Buraya gelmeseydim eğer Karadeniz gibi bir yeri ömrüm boyunca göremezdim. Genç insanlar (İstanbul’ dan, Ordu’ dan, Türkiye’ den ve Kore’ den gönüllüler) Fatsa’ ya engelli insanlara yardım etmek için geldi. Buraya geldiğimizde hiçbir şeyimiz yoktu. Karadeniz’deki engelli insanlar için birçok iyi fikrimiz vardı. Burada kampta olmak fiziksel ve zihinsel açıdan çok güzel. Kampın en iyi yanlarından biri de bireysel olarak kampı inşa etmekti. Belediyeden ve Jandarmadan kurulum aşamasında yardım aldık. Önce çadırların iskeletini kurduk.Daha sonra çadırların brandalarını gerdik ve çadırların önüne su kanalları açtık. Daha sonra yatakları hazırladık ve bahçeye koyduğumuz banklar, tuvaletler ve elektronik ekipmanlar gibi küçük ayrıntılarla uğraştık. Son olarakta kampın etrafını bantlarla çevirdik. Değişik yerlere afişlerimizi yerleştirdik.

Bir çok engelli insanlar, gönüllüler ve Türkler için bu kamp çok kullanışlı bir yer olacak.

ZİHİNSEL ENGELLİ BİREYİN EĞİTİMİ

Bütün çocukların eğitiminde olduğu gibi zihinsel özürlü çocukların eğitiminde de onların ileride başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri, kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri ve toplumla bütünleşmeleri amaçlanmaktadır. Zihinsel özürlü bireylerin tam bağımsızlık kazanmaları ve toplumsal rolleri üstlenebilmeleri için, bireyin bireysel farklılıkları ile yapabildikleri dikkate alınarak eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi ve gereksinimlerine uygun eğitim ortamlarının sunulması gerekir.

Zihinsel özürlülerin eğitim gereksinimleri onların bireysel özelliklerine göre farklılaşabilmektedir. Diğer bireylerin kendi başlarına ya da çok az yardımla öğrendikleri birçok beceriyi zihin özürlü bireyler kendi başlarına öğrenmede ya da az bir yardımla üstesinden gelmede güçlük çekebilmektedirler.

Zihinsel özürlü bireylerin eğitim gereksinimlerinin belirlenebilmesi için, çok yönlü ( aile , çocuk gelişimi ve eğitimci, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, doktor, fizyoterapist, özel eğitim öğretmeni gibi) bir yaklaşımla yapılacak bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Birçok zihinsel özürlü birey bağımsız yaşamayı öğrenebilir. Böylece birçoğu kendi bakımını sağlayabilir, ev işlerini yapabilir, evdeki eşya ve cihazları kullanabilir, temizliğini yapabilir, yiyecek hazırlayabilir, kısaca kendi yaşamını bağımsız olarak sürdürebilir. Dolayısıyla zihinsel özürlülerin eğitiminde en üst amaç, onların bağımsız yaşam becerilerini bireysel özelliklerini göz önünde tutarak geliştirmek olmalıdır.
 
 BENİM KÜÇÜK ARKADAŞIM

Bu kampta küçük bir arkadaş edindim. Onun zihinsel durumu pek iyi değildi ama o dışa dönük biriydi. Çünkü o hep kamptan kaçıyordu. Her ne olursa olsun onu çok sevdim. Zaman geçtikçe onu tanıdım. Birkaç gün önce, birkaç hatam olmuştu. Bu şok edici durumdu. Bu ona göre berbat bişeydi. Her ne olursa olsun o bana gülümsedi. Umarım ki; bu kampın sonunda her istediğini özgürce yapabilir. Benim arkadaşımın diğer insanlarla değişik iletişim yolları var ve bu yanlış değil.
 

İnsanlarla iyi diyaloglarda bulunması için biraz zamana ihtiyacı var. Buna rağmen benim çevresine gülücükler dağıtan mutlu bir arkadaşım var (bazı zamanlar dışında). Onu tanıdığım için çok mutluyum onunla beraber geçirdiğim anları unutmayacağım ve onu yaptıkları için hep taktir edeceğim.

Chounji SHİN
 

FATSA

Bugün kahvaltı yaparken etrafıma şöyle iyice bir baktım. Tepemde sımsıcak bir güneş ve onsuz hiçbir şey olan parıltılı deniz…

Kuşların birbiri ile muhabbetleri de cabası..Cır cır böceklerinin kuşların dilinde bir şey anlamadıkları için sinirlenip cırladıklarını buradan duyabiliyorum.
 

Biran için düşündüm..Fatsa’ yı ..Fatsalıları;Havası temiz, suyu temiz , insanları cana yakın ama birazda meraklı!

En çok hoşuma gidense Fatsa Esnafının kampımızdaki Güney Koreli gönüllülerimize içtenlikle yardım etmesi olmuştur. Onlara Türkiye’ yi, Türkiye’ ye yakışan bir şekilde sunduğunuz için sizlere teşekkür eder, saygılarımı sunarım…
 

Efe ÜSTÜNKAL
Lise Öğrencisi

KÜÇÜK KIZ ÇOCUĞU; SEBİLE

Alternatif kampta bir haftayı geride bıraktık. İlk gün bizim için zorlu geçmesine rağmen, diğer günler hep beraber kampın tadını çıkarmaya başladık. Sabah sporu yapmadan kahvaltı yapmadık. Resimler yaptık, deniz kabuğu boyadık sonra o kabuklarla isimlerimizi yazdık, yüzdük ve bol bol müzik çalıp oynadık.
 

Ben çoğu vaktimi down sendromlu bir kız çoçuğu olan Sebile ile geçirdim. Sebile ile aynı çadırda kaldım. Sebile , Fotoğraf çektirmekten, yüzmekten ve dans etmekten çok hoşlanıyordu. Sebile kampta çok güzel vakit geçirdi ve evine  çok mutlu bir şekilde döndü. 


Esin ERCAN
Malatya İnönü Üniversitesi Öğrencisi

 
Gönüllü Olmak!

Gönüllülük üzerine hepimiz farklı yorum ve bakış açılarıyla karşılaşırız genellikle.
“Bugün park tamir ettik, çimleri biçtik, huzur evinde yaşlıları ziyaret ettik…”
—Neler yapıyorsun serbest zamanlarında?
—Gönüllüyüm çalışıyorum.
Gönüllü olmak bizi mutlu ediyor. Tabi herkesin kurduğu cümleler sizin gönüllülük anlayışınıza uyacak diye bir şey yok..
Başka ifadelerle “gönüllüsün tamam da , ne öğreniyorsun..işin sadece çalışmak mı?... “
Bizler gönüllü olmaya ilk cümlelerdeki gibi başladık. Hayatımıza girdiği andan itibaren insanlar, hayat , doğa …hep daha fazlasını yapmak istedik.. Bunun içinde kendimize ve çevremizdeki insanlara gönüllülük nemenem şeydir diye yaşatarak, paylaşarak anlatmaya çalışıyoruz.
Bizler gönüllülüğün kişisel anlamda bizlere neler katacağının farkındayız. Okuldan, evden, işten, yaşamdan öğrendiklerimizi, tecrübelerimizi, düşüncelerimizi ihtiyacı olan insanlarla paylaşıyoruz. Gönüllülük kesinlikle karşılıklpaylaşımlar; bizler verdiğimiz kadar alıyoruz, öğrettiğimiz kadar öğreniyoruz..

Gönüllülük bilinci artıyor; STK’ nın, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Özel Sektörün, Programların gönüllülük politikası var. Her yıl 5 Aralık Uluslar arası Gönüllüler günü olarak kutlanıyor.

Sizde –uzağa gitmeye gerek yok- yaşadığınız çevrede, ülkede, uluslar arası anlamda yeni deneyimler kazanmak, farklı bakış açıları yakalamak, ihtiyacı olan birey/toplumlara katkı sağlamak, projeler üretmek, kendi kişisel gelişiminizi sağlamak istiyorsanız seçeceğiniz (spor, sağlık, çevre, insan hakları, yaşlılar, çocuklar, engelliler, eşitlik…) alanlarda gönüllü olarak çalışmaya ne dersiniz?

Bunun için ilk adımız okulunuzda, yerelinizde ne gibi gönüllü çalışmalar var , bunları öğrenmekle başlayabilirsiniz..

Bizim için gönüllülük bir görev değil, bir seçim..bir yaşam biçimi. Farkındayız ve sessiz kalmıyoruz. Gandhi’ nin “Dünyada görmek istediğin değişiklik ne ise, o ol” sözü ile değiştirmek istediğimiz ne ise onları yapıyoruz; çocuklara kitap okuyor, yaşlıları ziyaret ediyor, duvarları boyuyor, çöp topluyor ve bir çok projeye imza atıyoruz..

Biz gönüllü olduk, ya siz?

Rahime YILDIRIM
Malatya İnönü Üniversitesi Öğrencisi